Kaza Sonrası Hasar Danışmanlığı Araması Alan Kişi Ne Yapmalıdır?
Trafik kazası geçiren kişilerin kaza sonrasında tanımadıkları numaralardan aranması son dönemde sık karşılaşılan bir durumdur. Arayan kişi kendisini hasar danışmanı, sigorta takip merkezi, eksperlik temsilcisi veya hukuk bürosu çalışanı gibi tanıtabilir. Bu aramalarda genellikle araç hasarı, değer kaybı, yaralanma tazminatı veya sigorta ödemesi konusunda yardım teklif edilir. Ancak önemli soru şudur: Bu kişi sizin telefon numaranıza, kaza bilginize veya araç plakanıza nasıl ulaşmıştır?
Güncel durum özellikle önemlidir. Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 20.05.2026 tarihli ve 2026/1095 sayılı İlke Kararında, kaza mağdurlarının kişisel verilerinin hasar danışmanlığı veya benzeri adlarla faaliyet gösteren kişilerce hukuka aykırı şekilde işlenmesi ve mağdurlarla iradeleri dışında iletişim kurulması konusu açıkça ele alınmıştır. Bu karar sonrası mesele yalnızca rahatsız edici bir telefon araması olarak değil, kişisel verilerin hukuka uygun işlenip işlenmediği ve yetkisiz kişilerce kullanılıp kullanılmadığı yönünden de değerlendirilmelidir.
Kaza sonrası bilgilerinizin izniniz olmadan üçüncü kişilere aktarılması ciddi sonuç doğurabilir. Ad, soyad, telefon numarası, plaka, kaza tarihi, sağlık bilgisi veya sigorta dosyası gibi bilgiler kişisel veri niteliğindedir. Bu verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi, paylaşılması veya ticari amaçla kullanılması hem idari hem de cezai sorumluluk doğurabilecek bir süreçtir.
Böyle bir arama aldığınızda ilk yapmanız gereken şey, arayan kişinin kimliğini netleştirmektir. Firma unvanı, açık adres, hangi veri kaynağı üzerinden size ulaştığı, hangi dosya numarasına dayandığı ve hangi hukuki yetkiyle hareket ettiği sorulmalıdır. Avukat olduğunu söyleyen kişinin baro kaydı kontrol edilmelidir. Arayan kişi bu bilgileri açık ve denetlenebilir şekilde veremiyorsa vekaletname, kimlik fotoğrafı, ruhsat, kaza tutanağı veya banka bilgisi paylaşılmamalıdır.
Hasar danışmanlığı adı altında yapılan her teklif güvenli değildir. Sigorta tazminatı ve değer kaybı taleplerinde hak sahibinin kendisi veya resmi vekili olan avukatı üzerinden işlem yapılması gerekir. Avukat olmayan kişilere verilen geniş yetkiler, alacak devri belgeleri veya komisyon sözleşmeleri ileride hak kaybına yol açabilir. Bu nedenle imzalanacak her belge önce dikkatle incelenmeli; özellikle boş senet, genel vekalet, temlikname veya bedel tahsil yetkisi içeren belgeler aceleyle imzalanmamalıdır.
Arama rahatsız edici boyuta ulaşmışsa veya bilgilerinizin hukuka aykırı şekilde paylaşıldığını düşünüyorsanız delil toplamak önemlidir. Arayan numara, arama tarihi, mesajlar, WhatsApp yazışmaları, firma adı, gönderilen evraklar ve varsa ses kaydı bilgileri saklanmalıdır. Bu kayıtlar daha sonra veri sorumlusuna başvuru, KVKK şikayeti, savcılık başvurusu veya ilgili kurumlara yapılacak bildirimlerde kullanılabilir.
Kişisel verilerinizin nasıl elde edildiğini öğrenmek için önce ilgili kişi veya kuruma yazılı başvuru yapılabilir. Bu başvuruda verilerinizin hangi kaynaktan alındığı, hangi amaçla işlendiği, kimlere aktarıldığı ve silinip silinmeyeceği sorulabilir. Cevap verilmezse veya cevap yetersiz kalırsa Kişisel Verileri Koruma Kurumuna şikayet yolu gündeme gelebilir. Ayrıca verilerin hukuka aykırı ele geçirildiği ya da paylaşıldığı düşünülüyorsa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması da değerlendirilebilir.
Sonuç olarak, kaza sonrası sizi arayan kişinin gerçekten yetkili olup olmadığını kontrol etmeden belge imzalamak veya bilgi paylaşmak risklidir. Kaza mağduru olan kişi, tazminat hakkını ararken yeni bir mağduriyet yaşamamak için süreci belgeli, denetlenebilir ve hukuka uygun şekilde yürütmelidir.
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Her kaza dosyasında sigorta poliçesi, kusur durumu, zarar kalemi, zamanaşımı ve başvuru yolu farklı olabilir.